
“Karadut’tan Şiirler” Kitabım İçin Penguen Kitabevi’nde İmza Günü!
27 Aralık 2024 Cuma
Milyonlarca öğrencinin eğitim gördüğü ve beslenme sorununun çığ gibi büyüdüğü ülkemizde sayısal verilere baktığımızda; Türkiye genelinde resmi okullardaki öğrenci sayısı 14.584.656, özel okullardaki öğrenci sayısı ise 1.519.398. Hal böyleyken kantin cephesinde neler oluyor dersiniz?
Çocukların beslenme alışkanlıklarının şekillendiği dönemlerde yanlış uygulamalar, doğru beslenme söylemlerini etkisiz hale getiriyor. Anaokulunda kantin kullanımı yasakken, ortaokul ve lisede serbest bırakılması “büyümek, kantinden yararlanmak demek” algısı yaratıyor. Ayrıca kâr marjı yüksek ürünlerin teşvik edilmesi, kantinleri sağlıklı beslenmeyi bozan bir araca dönüştürüyor.
Okullarda beslenme; sosyal adalet, sağlık, başarı ve alışkanlık kazanımı gibi önemli konuları kapsıyor. Ancak kantinler, bilimsel bir yaklaşımla değil, ticari kaygılarla yönetiliyor. Yeni nesil ayakta atıştırmalıklara yönelirken, gastronomik çözümlerle sağlıklı ürünlerin teşvik edilmesi gerekiyor. Örneğin, Gaziantep yöresindeki “nohut dürüm” gibi basit ve besleyici ürünler yaygınlaştırılabilir.
Araştırmalar, teneffüste öne çıkarılan ürünlerin hızla tüketildiğini gösteriyor. Bu nedenle menülerin paketli ürünlerden uzak, protein açısından zengin içeriklerle hazırlanması şart. Kantinler, yöresel ürünlerin modernize edilmiş halleriyle kültürel aktarımın da aracı olabilir. Mesela her yörede farklı isimlerle bilinen “Soğuk Çorba” gibi ürünler, modern sunumlarla cazip hale getirilebilir.
Kutu meyve suları ve soğuk çaylar yerine reyhan şerbeti, komposto gibi içecekler sunularak, sağlıklı alışkanlıklar kazandırılabilir. Ambalajlı ürünlerin ağırlıkta olduğu kantinler hem gençlerin sağlığını hem de yerel ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Yerel üretici kadın kooperatifleriyle iş birliği yapılarak, ham maddelerin güvenli ve yerel kaynaklardan alınması sağlanabilir.
Sonuç olarak, kantinlerin geleneksel yemek kültürümüzle modernize edilmiş bir yaklaşımla yönetilmesi gerekiyor. Ticari kaygılar yerine, sosyal fayda odaklı bir anlayış benimsenerek, doğru beslenme alışkanlıkları kazandırılmalı ve bu süreç hızlandırılmalı.
https://www.gastronomidergisi.com/dergiarsiv/167/gastronomi-dergisi-sayi-167.html